Yazı Detayı
24 Ağustos 2019 - Cumartesi 09:14
 
Oradan buradan!
Ender Küçük
nahilsendersaripavri@hotmail.com
 
 

Bir şiirimde yazdığım  "Sahipsiz benliğim serseri - budala"  mısralarını hatırladım.

 

Düşünmediğim varlık kavramı habis bir yük olmaktan çıkıp, kendi içsel varlığımın sırtıma binmiş öfkesine seviniyordu ve suların corlavık olduğu noktada, güneşte siyah öfkem gölgede beyaz köpüklerle dans ediyordu.

 

Her gece içimden çıkarıp, karşıma koyduğum karakterim miydi gerçek olan...

 

Yoksa ona sorular soran kendim miydi asıl "Ben " kalan?

 

Birçok karakter edinmek ve bu karakterlere uygun davranmak; kişiliğin kendi çevresinde etrafına bakmadan dönmesi gibiydi.

 

Allah'ın emaneti düşünce, şeytanın fısıltılarına gebe kalsa da...

 

Asıl mevzu, tohumun her ne şekilde rahme düşmesiyle alakalıydı.

 

Gen, kan, çekiniklik ne kadar safsa; doğruyu aramak için gösterdiğin çaba da o denli azdı.

 

Konuya nerden girdim değerli dostlar anlamadım, anlayamadım.

 

Anlamak istediğim duruşun ahmaklığını sırtıma yüklemeden önce sosyal medya üzerinde beğenmediklerimi sizlerle paylaşmak isterim.

 

En sevmediğim husus ve son günlerde milletin ağzına sakız gibi yapışan bir ifade...

 

"Eğitimci adamsın, siyaset yapma!"

 

1.Doğu Akdeniz'de bulunmamızın gerekliliğini söylemek.

 

2.S400 'ün gelmesini canı gönülden istemek.

 

3.Fırat'ın doğusuna yapılacak operasyonu desteklemek.

 

4.Alman BND destekli KAZ dağlarında yapılan eylemi savunmamak.

 

Evet, yukarıda saydığım konuları devlet kaygısından uzaklaştırıp, bunu bir siyasi düşünceye indirgemek inanın karakterime uyacak bir manevra değildir. Gerçek ve samimi olan devlettir ve devletimin yanında olmak birinci vazifemdir.

 

Bazıları bu yurt sevgisini her ne kadar makam derdine düştü gözüyle açıklasa da, inanın ha bu makam sevgisinden hiç haz etmem. Yani kısaca yaz tatilinde güvercinlerim aç kalacaksa ben bu işte yokum arkadaşlar.

 

Tabi ki bu benim kendi düşüncem...

 

Ama devlette süreklilik esastır ve bu görevleri layıkıyla yapan birileri elbet çıkacaktır.

 

Doğallığını, kendini, dostlarını unutmadan bir yerlere gelenlerin başımız üstünde yeri var.

 

Halka güler yüzlü davranan, halkın derdini kendi derdi sayan yöneticilerimizin olması fevkalade bir durumdur.

 

Yalnız makamdan aldığı gücü yanlış kullanan sevimsiz tiplerin halk tarafından hoş karşılanmadığının bilinmesini isterim.

 

Eğitimci siyaset yapmaz arkadaşlar!

 

Eğitimci devletinin izinden yürür.

 

Eğitimci çok kitap okur.

 

Eğitimci değerlendirme yapar.

 

"Sen SUS! Eğitimcisin sen! " denilmesinin bir açıklaması da şudur:

 

"Paran kadar konuş" demekle eş değerdir.

 

Ah eski Türkiye kırıntıları!

 

O köprünün altından çok sular aktı.

 

İşte bu canım ülkeyi güneş batmaz imparatorluğun bir sömürgesi yapmamak adına savaşacağız. Ve ben sizlere köşemi yazarken sessizliğin sesini duyabiliyorsam eğer, bunun tek açıklaması olabilir:

 

"İYİ Kİ VARSIN VATANIM!"

 

Hafta içi her haber kanalını açtığımda bir çoğunuzun şahit olduğu Van, Diyarbakır ve Mardin belediyelerine kayyum atanma haberleriydi.

 

Kimisi diyor ki: Bu bir hukuk katliamıdır

 

Kimisi diyor ki: Bu bir siyasi karardır

 

Kimisi diyor ki: Bu bir idari karardır...

 

Fazla sözü uzatmadan diyorum ki :  " Muhteşem bir karar olmuş."

 

Selam ve dua ile...

 
Etiketler: Oradan, buradan!,
Yorumlar
Haber Yazılımı