Yazı Detayı
19 Aralık 2018 - Çarşamba 18:05
 
Gönlün açlık denizi!
Gülşah Keklik
gztcibaykut
 
 

Açım. Duydukça duymak, gördükçe görmek, hissettikçe kabullenmek iyi geliyor. Doymak zor, doymak imkânsız bu bilgi denizinden. Her kulaç atışımda heyecanım katlanıyor. Usanmadan yüzmek ne hoş…

Şimdi birileri çıksa karşıma ve dese ki haydi! Kalk götüreyim seni, gülüp eğleneceğiz. Şen kahkahalarını duyacağım. İstemem. Gülmek istemem. Geçici heveslerim olmadan yaşamanın yollarını ararken eğlenmek de neyime? Yerimde kalıp çözümlemek istiyorum kafama takılan her şeyi.

Onlarca insan tanıyorum. Her gün bir yenisi ekleniyor dünyama. Sevdiklerim oluyor içlerinde. Bazılarına ise hiç ısınmıyor içim, gizleyemem. Kaçıyor, uzaklaşıyorum. Biraz mesafe iyi gelecek biliyorum. Geriye gitmek istemiyor düşüncelerim. Oldukça sadık sahibine. Tutunmayı deniyor. Kopup gitmek ne fena, içim almıyor. Artarak çoğalmak istiyor. Yetinmiyor ve yetinemeyeceğini iyi biliyor.

İyi ya da kötü, tanıdığım her kişi ya da tanık olduğum her olayda zevkim katlanıyor. Kabıma sığamıyorum. Başka biri oluverdiğimi görmek ruhuma tazelik katıyor. Anlamlanıyorum. Öğrendiğim her şeye şükürler yağdırmak geliyor içimden. Susmak anlamsız, konuşmak faydalı oluyor bu anlarda. Açlığımı gideren her cümleyi etrafa saçıyorum özenle. Ölçüp tartarak konuşma ihtiyacı duymak ne güzel. Gökyüzüne uçuyorum. Gönlümce, hevesle…

Dolu dolu rüyalar görüyorum. Anlam veremediklerim var hayli. Yorumlamaya çalışıyorum fakat beceremiyorum henüz. Aydınlık ve umut dolu olduğunu hissettiklerim de var. Ferahlık seziyorum bazılarında. Engin denizler, uzak ülkeler, türlü güzellikte manzaralar... Ve sonra aniden cennet gibi bir yerde oluveriyorum. Her günüm aynılaşıyor. Bir dejavu yaşıyorum. Aynı yerlere gidiyorum. Aynı kişilerle konuşup görüşüyorum. Benzer sözleri duyuyorum başkalarından. Ve aynı sözleri sarf ediyorum yanımda yöremdekilere. Ne bir eksik ne bir fazla. Bunu seviyorum. Kafam karışıyor ara sıra. Farklı konulara kafamı yormak hoşuma gidiyor.

Açım ben. Doymam, biliyorum. Karın doyurmak değil ki bu. Canı, bedeni, ruhu, beyni… Küçücük bir hücreyi dahi harekete geçirmek. Öyle kolay ve hızlı olmuyor belli. Zaman gerek bir de sabır. En önemlisi sabretmeyi bilmek. Düşman dost olur sabırla biliyorum. Yol kesenler yol gösterir görüyorum. Asırlar sürecek olsa da ufacık bir güzelliğe katkım olduğunu görmek ruhuma iyi geliyor. Gereksiz heyecanlanmıyor, boşuna atmıyor kalbim. Ritmi güzelleşiyor istediği yöne atınca. Farklı olanı, tertemiz canları, örnek hikâyeleri, adamakıllı dostları kişiliğine katmayı planlıyor adım adım.

Ve en son ruhunun berrak sularında yüzdüreceği canlar bulana dek coşkuyla tene kavuşmayı arzuluyor. Ruhuyla bütünleşmek ve keşfetmek için her defasında biraz fazlasını. Gönlün açlık denizinde yüzmek iyi geliyor. Can buluyor maviliğinde. Canlanıveriyor insan. Taptaze hikâyelere açılıyor. Gönlünü bırakırken denizden çıkardıklarıyla baştan aşağı yenileniyor.

 
Etiketler: Gönlün, açlık, denizi!,
Yorumlar
Haber Yazılımı